Saatlerce masada oturduğu hâlde sınavda istediği sonucu alamayan pek çok öğrenci, sorunun zekâda ya da çalışma süresinde olduğunu düşünür. Oysa çoğu zaman eksik olan şey doğru yöntemdir. Ders çalışma teknikleri, aynı sürede daha fazlasını öğrenmenizi ve öğrendiğinizi daha uzun süre hatırlamanızı sağlayan alışkanlıklardır. Bu yazıda verimli ders çalışmanın ne anlama geldiğini, işe yarayan yöntemleri ve farkında olmadan yapılan hataları sade bir dille ele alıyoruz.
Verimli Ders Çalışma Nedir?
Verimli ders çalışma, harcanan zamanın karşılığında gerçekten öğrenme elde etmek demektir. Bir konuyu üç saat boyunca okumak ile aynı konuyu bir saat boyunca aktif biçimde çalışmak arasında büyük fark vardır. İlkinde göz satırların üzerinden geçer ama zihin başka yerlerde dolaşır; ikincisinde ise beyin bilgiyi işler, sorgular ve eski bilgilerle ilişkilendirir.
Verimliliğin üç temel ölçütü vardır: konuyu kendi cümlelerinizle anlatabilmek, benzer bir soruyla karşılaştığınızda çözüm yolunu kurabilmek ve aradan günler geçtikten sonra bilgiyi hâlâ hatırlayabilmek. Bu üçü sağlanıyorsa çalışma süreniz kısa bile olsa hedefine ulaşmış demektir.
Etkili ve Verimli Ders Çalışma Teknikleri
Herkesin öğrenme biçimi birbirinden biraz farklıdır; yine de bazı etkili ders çalışma yöntemleri neredeyse her öğrencide olumlu sonuç verir. Bunları iki başlık altında toplamak mümkün: zamanı doğru kullanmak ve çalışırken zihni gerçekten işin içine katmak.
Zaman yönetimi ve planlama
Plansız çalışma, genellikle sevilen derse fazla, zorlanılan derse az zaman ayırmakla sonuçlanır. Bunu önlemenin yolu basit ama gerçekçi bir program hazırlamaktır.
- Haftalık plan yapın: Hangi gün hangi derse çalışacağınızı önceden belirleyin. Program, okul saatlerinizi, yemek ve dinlenme zamanlarınızı da içermelidir.
- Büyük hedefleri parçalara bölün: “Matematiğe çalışacağım” yerine “türev konusundan yirmi soru çözeceğim” gibi somut hedefler koyun. Tamamlanan küçük hedefler motivasyonu canlı tutar.
- Zor dersi zihninizin en açık olduğu saate koyun: Kimi insan sabah, kimi akşam daha verimlidir. Kendi ritminizi gözlemleyin ve en çok zorlandığınız dersi o dilime yerleştirin.
- Çalışma ve mola dengesini kurun: Kısa ve yoğun çalışma dilimlerinin ardından birkaç dakikalık molalar vermek, uzun ve kesintisiz oturumlara göre dikkati daha iyi korur. Pomodoro adıyla bilinen yöntem bu mantığa dayanır.
- Esnek pay bırakın: Programın her dakikasını doldurmayın. Beklenmedik işler için boşluk bırakmak, planın ilk aksaklıkta çökmesini engeller.
Odaklanma ve tekrar yöntemleri
Planın kâğıt üzerinde kalmaması için çalışma anının kalitesini artırmak gerekir. Bunun için önce dikkat dağıtıcıları ortadan kaldırın: telefonu başka bir odaya bırakmak, bildirimleri kapatmak ve masada yalnızca o dersin malzemelerini bulundurmak şaşırtıcı ölçüde fark yaratır.
Odaklandıktan sonra bilgiyi kalıcı kılmak için şu yöntemleri deneyebilirsiniz:
- Aktif hatırlama: Konuyu okuduktan sonra kitabı kapatın ve aklınızda kalanları yazın ya da yüksek sesle anlatın. Hatırlamaya çalışmak, tekrar tekrar okumaktan çok daha etkilidir.
- Aralıklı tekrar: Bir konuyu aynı gün beş kez okumak yerine, aynı konuya bir gün sonra, birkaç gün sonra ve bir hafta sonra kısa tekrarlarla dönün. Unutmaya başladığınız anda yapılan tekrar belleği güçlendirir.
- Başkasına anlatma: Bir konuyu hiç bilmeyen birine anlatır gibi sadeleştirmeye çalışın. Takıldığınız yer, tam olarak anlamadığınız yerdir.
- Kendi notunu çıkarma: Kitaptaki cümleleri aynen yazmak yerine özetleyin, şema ve zihin haritası kullanın.
- Bol soru çözme: Özellikle sayısal derslerde konuyu anlamak ile soruyu çözebilmek aynı şey değildir. Yanlış yaptığınız soruları işaretleyip sonradan yeniden çözün.
Öğrenmenin bir parçası da kendi kendine araştırma yapabilmektir. Ödev ve proje hazırlarken doğru kaynağa ulaşmak için internette güvenli bilgi arama alışkanlığı edinmek, hem zaman kazandırır hem de yanlış bilgiyle çalışmanızı önler.
Ders Çalışırken Yapılan Yaygın Hatalar
Doğru teknikleri bilmek kadar, verimi düşüren alışkanlıkları fark etmek de önemlidir. En sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Yalnızca okumak ve altını çizmek: Sayfayı renkli kalemlerle boyamak çalışıyormuş hissi verir ama bilgiyi işlemeden geçmek anlamına gelir.
- Son güne bırakmak: Sınavdan önceki gece yapılan yoğun çalışma, bilgiyi kısa süreli belleğe yükler; birkaç gün sonra büyük kısmı silinir.
- Uykudan kısmak: Öğrenilen bilgi uyku sırasında pekişir. Uykusuz geçen bir gecenin ardından dikkat de hafıza da zayıflar.
- Aynı anda birden fazla işle uğraşmak: Ders çalışırken mesajlara bakmak ya da video izlemek, her geçişte dikkatin yeniden toplanmasını gerektirir ve süreyi uzatır.
- Yalnızca sevilen konulara çalışmak: Bildiğiniz konuyu tekrar etmek keyiflidir; ancak asıl gelişme, zorlandığınız konulara zaman ayırdığınızda gelir.
- Molasız çalışmak: Saatlerce ara vermeden oturmak dayanıklılık göstergesi değildir; bir noktadan sonra okunanlar akılda kalmaz.
- Kendini başkalarıyla kıyaslamak: Arkadaşınızın çalışma saati ya da yöntemi sizin için uygun olmayabilir. Ölçütünüz kendi ilerlemeniz olsun.
Bu hatalardan birkaçını bile düzeltmek, çalışma sürenizi artırmadan sonuçlarınızı iyileştirebilir. Küçük bir değişiklikle başlayın, birkaç hafta uygulayın ve işe yarayıp yaramadığını kendi deneyiminizle değerlendirin.
Sık Sorulan Sorular
Günde kaç saat ders çalışmak gerekir?
Herkes için geçerli tek bir süre yoktur. Sınıf düzeyi, hedeflenen sınav ve kişinin dikkat süresi bu sayıyı değiştirir. Sürenin uzunluğundan çok, o sürede ne kadar aktif çalışıldığı belirleyicidir.
Müzik dinleyerek ders çalışmak verimli midir?
Kişiden kişiye değişir. Sözlü müzik özellikle okuma ve ezber gerektiren derslerde dikkati bölebilir. Sözsüz ve sakin müzik bazı kişilerde ortam gürültüsünü bastırarak odaklanmaya yardımcı olabilir; deneyerek karar vermek en doğrusudur.
Çalıştıklarımı neden çabuk unutuyorum?
Unutma, öğrenmenin doğal bir parçasıdır. Bilgiyi yalnızca bir kez okuyup geçtiyseniz kalıcı olması beklenmez. Aralıklı tekrar yapmak, konuyu kendi cümlelerinizle anlatmak ve yeterince uyumak hatırlamayı belirgin biçimde kolaylaştırır.
